15 Aralık 2017 Cuma

SAĞLIKLI YAŞAM TURNUVASI SONA ERDİ

‘Parti yönetmek 15 günde bir toplanmakla olmaz’

‘Parti yönetmek 15 günde bir toplanmakla olmaz’

04 Ocak 2016 Pazartesi 10:41
 ‘Parti yönetmek 15 günde bir toplanmakla olmaz’

CHP Körfez İlçe Başkanlığı görevine yeni seçilen Mehmet Kaçar, parti yönetmenin 15 günde bir yapılan toplantılarla olmadığını, bunların

rutin yapılması gereken iş olduğunu ülkenin ve halkın çok büyük sıkıntılarının olduğuna vurgu yaparak çok çalışacaklarını söyledi.

 

aMehmet Bey geçtiğimiz haftalarda CHP Körfez İlçe Başkanlığına

seçildiniz. Seçildikten sonra neler yaptınız? Bundan sonra yapacaklarınızdan

bahseder misiniz?

Bildiğiniz üzere 16 ay önce de Tuman Beyle biz yarışmıştık. Olağanüstü

kongrede ilçe başkanlığı için. O kongreye katılımın da az olduğunu göz

önüne alınırsa, 60 oy Tuman Bey almıştı, 54 oy ben almıştım. Ve ilçe

başkanımız seçilmişti. 16 ay partiye ciddi çabaları ve emekleri oldu. İki

tane seçim, bir tane Cumhurbaşkanlığı seçimi yaşadı. Elinden geldiğince

partinin oylarını, partinin çalışmalarını kamuoyunda daha iyi yerlere getirmek

istedi. Kongreler, insanların birbirini kötülediği, birbirini yerdiği kavgaların,

taşkınlıkların gösterildiği yer olmamalı bana göre. Kongremiz

öyle olmadı. Daha iyisini yapma iddiasının konulduğu yerlerdir kongreler.

Ben daha iyisini yaparım iddiasının tartışıldığı yerlerdir. Bu anlamda kamuoyunda

takdir görmese de, CHP 12 tane ilçe kongresi de çok büyük

saygınlık ve olgunlukla geçti. Bu yeterince kamuoyunda yer bulmadı ama

çok önemlidir. Yani 96 yıllık bir partinin halen ayakta kalıp salonları doldurabilip

heyecanla kongreye gidilmesi önemli. Bizde de öyle yoğun bir katılım

vardı. Diyebilirim ki iktidar partisinin kongrelerinden daha kalabalık

ve heyecanlıydı. Bize bu görevi ve sorumluluğu veren partililerimizin bize

yüklediği sorumluluğun bilincindeyiz. Onların umutlarına, düşlerine, yarına

dair beklentilerine cevap olmak adına bu sorumluluk duygusuyla partimizi

bugün olduğu yerden, daha iyi noktalara taşımak ve olası bir ilk

seçimde yerel anlamda rahmetli Hüseyin Avni Şirin’in kurduğu aralarla 26

yıl yönettiği bu belediyeyi, Cumhuriyet Halk Partisinin bayrağının altında

herkesin eşit ve adil bir şekilde belediyelik hizmetinin sunulacağı günlerin

mücadelesi içinde olacağız.

aPeki başkanım partinizin bugüne kadar yaptığı en önemli eksiklikler

neydi? Siz ilçe başkanı olarak tecrübenizi nasıl ortaya koyacaksınız?

Bunu düşündünüz mü? Farklılık yaratacak mısınız?

Şimdi şunu söyleyeyim; ben partiye kısa bir süre önce gelmiş bir üye değilim.

1986’dan beri partinin üyesiyim. 1986’da askerlik dönüşünde partiye

üye oldum. Aralarla üç dönem ilçe yöneticiliği yaptım. Bir dönem ilçe

eğitim sekreterliği, bir dönem ilçe sekreterliği, bir dönem de ilçe yönetim

kurulu üyeliği yaptım. 92’de de 2,5 yıl il yöneticiliği tecrübem var. İl Genel

Meclis Üyeliği görevim var. Şurayı böyle değil böyle yapsaydık daha başarılı

olur muyduk dediğimiz şeyler elbette ki var. Ben bu tecrübelerimi şu

şekilde değerlendirmek istiyorum. Bunun en önemli kısmı parti içindeki

barışı, huzuru ve dostluğu hakim kılmak. Nedense zaman zaman bizde

ve diğer partilerde de oluyor. Kongre ve sonrası, kongre tartışmaları sürüyor.

Destek olanlar ve olmayanlar ayrımı oluyor. Ben kaybettiğim kongrede

de kazandığım kongrede de bunun olmaması için çok büyük

mücadele verdim. Kaybettiğim kongrede sevgili abim Tuman Beyin elini

kaldırarak emrinde olacağıma ve her türlü çalışmasına destek vereceğime,

ilçemi, örgütümü sokakta tartışmayacağıma, eleştirmeyeceğime,

varsa bir önerim gelip partimin yetkili organlarında bunu dile getireceğimi

söylemiştim. Bu kongrede kazandıktan sonra ekleyebileceğim, ertesi

günün ilk iş benden önceki ilçe başkanını ziyaret edip çayını içtim, oturup

yemek yedik. Onun da birikimleri, tecrübeleri, gördüğü eksiklikleri şahsımla

paylaşarak topyekun bir mücadeleyi başlatmaya karar verdik. Ve

kongre bittikten sonra arkadaşımızı destekleyen delegasyonumuz da vardır.

Bizi de destekleyip sorumlu görenler var. Benim için o süreç geride

kalmıştır. Tam aksine beni destekleyenlerden ziyade, desteğini alamadığım

arkadaşlar da o güveni yaratamamanın sorusunu kendime soruyorum.

Niçin onların da desteğini alamadım? Bu da beni şu sonuca

götürüyor. Bize oylarıyla destek olmayan delegemizi daha çok sahiplenmek,

onların bakış açılarını, eleştirilerini daha ciddiyetle düşünmek gerektiğine

inanıyorum. Partiyi bir aile kabul edersek, oradaki bütünlüğü

sağladıktan sonra ben protokol siyaseteni sevmeyen biriyim. Yani sokaklarda,

alanda çalışmayı seven bir insanım. Beni yakın tanıyanlar da bilirler.

İsmimin önünde hiçbir sıfat olmasa da bu kentte çevreyle ilgili,

doğayla ilgili kentin geleceğiyle ilgili her soruna taraf olmuşum. Mücadele

etme ümidiyle çevrecilerle beraber olsun, kentin değerlerini korumak

adına olsun nerede bir haksızlık varsa orada mazlumun yanında olmayı

kendime yaşam biçimi seçmişim. İlçe başkanı olarak da partiyi yönetmeyi,

parti binasında 15 günde bir toplanan ilçe yönetim kurulu toplantılarıyla

görmüyorum. Yani bunu bir başarı görmüyorum. Bunlar rutin, yapılması

gereken şeyler. Hayat, ülkemizde gittikçe zorlaşıyor. Yaşamdan

şikayetçi olmayan hiçbir halk kesimi yoktur. Yani iş adamından tutun,

sosyal yardımlarla yaşayan yoksul insanımızdan emekliye kadar. Her kesimin

yaşamla ilgili sıkıntıları ve dertleri var. Çevremize baktığımızda

bankalara borcu olmayan, tüketici kredileriyle batmamış hiçbir yurttaş göremiyorsun.

Demek ki ülkenin büyük bir çoğunluğunun ekonomik ve sosyal

sıkıntıları paralellik arz ediyor. İşte bu anlamda biz aynı acıyı çeken

insanların aynı sıkıntıları paylaşan hemşerilerimizin, her türlü derdine

ortak olmayı ve bunu da yaparken Cumhuriyet Halk Partili veya başka

partili ayrımı yapmadan yapıyoruz. Acısı olan insanın acısını paylaşmak,

sıkıntısı olana çözüm olamıyorsam bile yanında olduğunu manevi anlamda

hissettirmek. Çünkü siz de hak veriyorsunuz ki belediyeler yönetimlerin

başarısı için çok önemlidir. Bugün biz yaklaşık 15-16 yıldır

muhalefetteyiz. Bir tane bile otobüs ihtiyacımızı karşılayacak imkanımız

yok. AK Partili belediyeler yoksul halkımıza ki takdir de ediyorum bu çalışmalarını

araç vererek, Çanakkale Şehitliğini gezdiriyor, Anıtkabir’e götürüyor,

değişik kültürel tabiat varlıklarını gezmeye götürüyor. Biz de bu

olanaklar bugüne kadar yoktu. Ben ama şuna inanıyorum, belediyelerin

bir diğer görevi de sosyal belediyelik dediğimiz halkın sosyal ve kültürel

ihtiyaçlarına cevap vermektir. Bilmiyorum benden önceki arkadaşlarım

talep etmişler midir ama benim öyle bir organizasyonum olduğunda ben

de belediye başkanlarımızdan araç ve yardım isteyeceğim. Çünkü şahsi

olarak AK Parti’nin kendi tüzel kişiliğinden bir şey istemiyorum. Belediyenin

araçlarını bir gruba verip bir gruba vermeme haklarının olmadığını

düşünüyorum. Ki sanırım da böyle bir ayrım yapmayacaklardır. Belki de

bizim arkadaşlarımız istememiştir bunu. Ben bu anlamda belediye başkanımızın

olası bir talebimi geri çevireceğine pek ihtimal vermiyorum.

aYani burada ben bir organizasyon yaparsam vatandaş adına belediyeden

destek talebinde bulunurum diyorsunuz. Parti adına öyle

mi?

Zaten bu organizasyonu halk adına yapacaksın. Partili kadınları tek değil.

Yani örnek veriyorum bir Çanakkale Şehitliğini gezdirmeye gidiyorsa illa

Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olan kadınları hanımları götürmek gerekmiyor.

Vatan sevgisi olan, Atatürk devrimlerine saygılı olan bu Cumhuriyetin

kurulduğu değerlere bağlı olan Çanakkale’de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz

birlik ve beraberliğimizin en çok ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde

gidip orada koyun koyuna hiçbir etnik kimlik düşünmeden koyun

koyuna yatan şehitlerimizi ziyaret etmek manevi anlamda hepimizi mutlu

edecek şeylerdir. Bunun CHP’si, MHP’si AK Partisi yoktur. Bu ve benzeri

sosyal organizasyonlarda talebimiz olacak belediye başkanlarımızdan.

Gerek ilçe belediye başkanımızdan, gerek büyükşehir belediye başkanımızdan.

Ben bu taleplerimize verecekleri cevaplara göre tutum alacağım

karşılarında. Ama eminim ki böyle sosyal projelerde onların da gönül rahatlığıyla

destek olacağından kuşkum yok. Yine ne yapacaksınız sorunuza

şunu söyleyeyim. Bugün maalesef Körfez 150 bin nüfusa yaklaşmış

Türkiye’nin 37-38 vilayetinden büyük bir ilçe. E-5 hançer gibi Körfez’i

ikiye bölmüş. Özellikle bu viyadüklerle. Bizim Tütünçiftlik esnafımızın tümünü

mahvetmiştir. Yani Kirazlıyalı’dan çıkan bir araç 95 Evlere kadar

kolay kolay E-5 trafiğinden çıkamıyor. Bu iş hayatını, ticareti etkiliyor. Ha

keza ulaşım Körfez’in en büyük sıkıntısı. Emeklinin yoğun yaşadığı bir ilçede

büyükşehir belediyesi yıllardır ve alt belediye, belediye otobüslerini

kaldırdığı için 112 tane minibüsle bu hizmet yapılıyor. Sabah ve akşam

saatlerinde özellikle çok büyük bir izdiham da çocuklarımız, çalışanlarımız,

hastalarımız gidip geliyor. Yani modern bir kentte sanayinin %

25’inin yer aldığı bir kentte yakışır bir durum değildir. Gerçi geçenlerde

büyükşehir belediyemiz birkaç otobüs koydu Hereke’den buraya. Bunun

bir başlangıç geliştireceğine de inanıyorum. Bizim de halkın bu taleplerini

onlara söyleyeceğiz. Öte tarafında baktığımızda, ürettiği artı değeri almayan

bir ilçe. Sanayinin büyük bir çoğunluğunu burada barındırmasına

rağmen; zehrini soluyoruz, çevre kirliliğini yaşıyoruz. Ama işe aldıkları insanlar

dahi bedelini sağlığımızla öderken biz bu sanayiden Körfez’de yaşayan

insanlar olarak faydalanmıyoruz. Çok merak ediyorum Körfez’de

kaç kişinin bu fabrikalarda istihdam edildiğini gerçekten merak ediyorum.

Çünkü neden? Toprağını ekemez durumda köylü. Köylülerin tüzel kişiliği

olan Köy Evleri, Muhtar Evleri, meraları, koruları bunların hepsi belediyelerin

taşınmaz varlıkları arasına girdi. Bu köylüyü perişan eden bir yapı.

Bin yıllık köyün adını bir gecede değiştirip mahalle yapmakla mahalle olmuyor.

Şehir yapmakla şehir olmuyor. Buranın köyleri ta Osmanlı’dan

beri var olan köyler. Yazık yani hem bu tarihsel isimlerin zamanla yok olmasını

getirecek. Hem de bugün dönüp baktığımızda çıkın köy yollarımıza

birçoğu doğuda, güneydoğuda ulaşımın sıkıntısını yaşayan

araziden dolayı yaşayan köyler gibi çukurlarla, asfaltın delik deşik olduğu

doğru dürüst yolu olmayan köyler. Götürülmeyen bir hizmetin karşısında

sadece köylerin isimlerini kaldırarak mahalle yaparak şehirleşilmez. Olası

bir CHP iktidarında da bu köyler tekrar eski tüzel kişiliklerine kavuşturulacak.

Kendilerinin olan meralar, korular gibi taşınmazlar yine köy ihtiyar

heyetine devredilecektir.

aİlçe başkanı olduktan sonra sizin açıklamalarınızdan biri de parti

adına kendi binanıza taşınacağınızı söylediniz. Onunla ilgili düşünceleriniz

nedir?

Sizin de gördüğünüz üzere mevcut binamız çok küçük. 70 metrekare bir

bina. Bir odası, bir tane küçük salonundan ibaret. Ne bir misafiri ağırlayabileceğimiz

imkanımız var ve de yönetim kurulunun tümü katıldığında salonumuza

maalesef yönetim kurulu toplantısını yapamıyoruz. Peş peşe

sandalyelerde oturuyoruz. Sığmıyor masanın etrafına. Cumhuriyet Halk

Partisi’ni halkın daha kolay ulaşabilir hale gelebileceği, yaşlıların, hanım

kardeşlerimizin rahat girebileceği birinci kat gibi daha kolay çıkılabilecek

bir binaya taşınmayı düşünüyorum. Çünkü partinin siz de biliyorsunuz ta

dördüncü beşinci katlarda olması, insanların sık sık gelip gitme imkanını

ortadan kaldırıyor. Zorunlu kalmadıkça partililerimiz buraya gelmiyor. O

zaman biz de Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve partililerimize yakışır bir bina

arayışı içinde olacağız. Saygıdeğer genel başkanımdan ben bunun desteğini

aldım, sözünü aldım. Uygun bir yer görürsem oraya taşınacağım.

Tabi ilk etapta partimizin bize ne diyeceğini bilemedim. Kiralama yöntemine

gideceğiz. Ama inanıyorum ki büyük kongre sonrası genel başkanımız

belki bu binayı satma karşılığında imkanımız el verirse yeni bir bina

almamıza da yardımcı olur. Onunla beraber partiye bir tane araç satın almayı

düşünüyorum. Bunu da partililerimizin bağışlarıyla, katkılarıyla yapmak

istiyorum. Tek tek bir cenazeye giderken, kendi araçlarımızla

gideceğimize bir etkinliğe, partililerimizle beraber başında gençlik kollarında

çalışan birkaç kardeşimizi koyarak o araçla saha çalışmalarımızı

sürekli seçim varmış gibi yapmayı düşünüyorum.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    e-gazete
    • DERİNCE EKSPRES | Derince ve Körfez'in Sesi - 14 Aralık 2017 Manşeti
    ARŞİV
    banner253