20 Ekim 2017 Cuma

Kıymetini Bilemediğimiz “Sessiz Kahramanlar”

11 Ekim 2016, 13:23

 
Bugün sizlere, her gün karşılaştığımız ama fark edemediğimiz kahramanları anlatmak istiyorum.
Yaşadığımız şehirleri yaşanabilir hale getiren sessiz kahramanlar onlar.
Teşekkürü bırakın;çoğu zaman bir selamı dahi çok gördüğümüz kalbi buruk kahraman onlar.
O kahramanlar olmasa, sokaklarımız ve şehrimiz ne kadar yaşanılır olurdu, yazımın sonunda hep birlikte karar veririz diye ümit ediyorum.
Bir düşünün...Hayal edin.

Dün attığınız çöplerçöp kutusunda duruyor.
Hatta bir hafta önce attığınız çöpler bile alınmamış.
Şehri çok kötü bir koku sarmış? Burnunuzun direkleri kırılıyor adeta.
Sadece yaşadığınız sokak veya mahallenin değil, bütün ilçe ve bütün şehrin bu halde olduğunu bir düşünün.
Ne yaparsınız, ne hissedersiniz?
Herhalde hiçbir şey yokmuş gibi yaşamaya devam etmezsiniz değil mi?
“Bu kentin yöneticileri uyuyor mu kardeşim; bu ne rezalettir” sözleri ile kalsanız iyi.
Öyle zannediyorum ki; belediye başkanından başlar, o kötü kokulara sebep olan kim varsa başlarsınız en ağır ifadeleri kullanmaya.
Şimdi bu hayalinizden gerçek hayata yönelin ve kendinize bir sorun bakalım.

Sabah evden çıktığınızda sokağınız veya mahalleniz nasıldı?
Çöp bidonlarının etrafında bir haftalık çöpler duruyor muydu?
Burnunuzun direklerini kıracak kadar kötü bir koku şehri sarmış mıydı?
Hava çok kötü koktuğu için, yetkililere aklınıza gelen en ağır ifadeleri kullanma gereği duydunuz mu?
Öyle zannediyorum ki, bu sorulara genelde güzel cevaplar verdik.
Çünkü bizim sessiz kahramanlarımız, bazı aksaklıklar haricinde“temizlik berkemal”diyorlar adeta.
 
Peki, sokaklardaki o sessiz kahramanlar dikkatinizi çekti mi hiç?
Selam verip “kolay gelsin, elinize sağlık sayenizde temiz bir şehirde yaşıyoruz” dediniz mi?
Cevap “hayır” ise bir kez daha düşünün derim.
Evin çöpünü atanlarınız bilir. Çoğu zaman elinizin ucuyla tutup çöpe atarsınız.
Ama o kahramanlar gelir, tüm mahallenin çöpünü kucaklayıp kamyona atarlar.
Yetmez yere dökülenleri de toparlayıp temizlerler.
Gezen ekipler ise, elinde süpürge, kürek ve kova ile sokak sokak temizlik yaparlar.
Çevreye karşı tüm duyarsız davranışlarımıza rağmen hiç durmadan tekrarlarlar görevlerini.

Tabii yapacaklar kardeşim, bunun için para alıyorlar diyebilirsiniz.
Onların da bir şikâyeti yok zaten.
Ama tekrar düşünelim. Âdil ve vicdanlı bir şekilde tabii…
Yaptıkları işe göre aldıkları ücret az değil mi?

Üstelik tamamı taşeron işçisi. Yani hiçbir iş güvenceleri yok.

Taşeron firma bugün işine son verdim dese boynu bükük ayrılmak zorunda.

Daha iyi iş bulsalar giderler herhalde.
Benim çocukluk yıllarında hatırladığım, temizlik işçilerinin memurlardan daha yüksek maaş aldığı şeklindeydi.
Neden bu usule geri dönmüyoruz? çok merak ediyorum.
Masa başında, sıcak mekânlarda çalışmak daha mı zor?
Kendi çöpümüzü elimizin ucuyla atarken, onların kucaklayarak işini yapmasını görmezden geliyoruz.
Ben yeniden eski usule dönüp, temizlik işçilerine yüksek maaş ve iş güvencesi ve kadro verilmesini çok arzu ediyorum.
Artık, böylesi önemli ve zor işlerde taşeron zulmüne biran önce son verilmeli.

Böylece, bu zor işi yapan sessiz kahramanlarımız bir nebzede olsa rahat nefes almış olur (!)
Bizim dışarı çıkmaya çekindiğimiz soğuk gecelerde, karda ve kış şartlarında dahi dışarda çalışan bu kardeşlerimize yüksek maaş verilmesi âdil olmaz mı?

Sonuçta, bizden çevre temizlik adıyla vergiler toplanıyor. Bu vergiler nereye gidiyor?

Belediye imkânları pek çok dernek ve kuruluşlara dağıtılıyor.
Biraz da bu kahramanlarımıza dağıtılsa daha iyi olmaz mı?
Belediye Başkanı bir kaldırım veya yol yaptığında seçmenden takdir bekliyor.
Peki,temizlik işlerinde çalışan kardeşlerimizi niye takdir etmiyoruz?

Her sabah karşılaştığımızda onlara neden kolay gelsin deyip teşekkür etmiyoruz?

Onların yaptığı işin önemini görsek, selam versek, teşekkür etsek, takdir etsek ve hak ettikleri geliri almalarını sağlasak, onlar işlerini daha istekli yapacaklar ve daha mutlu olacaklar diye düşünüyorum.
Hak ettikleri kazancı alamadıklarında ve onlara yoklarmış gibidavrandığımızda bizler birey kazanmıyoruz. Aksine işini daha güzel yapmak isteyecek gönülleri kaybediyoruz.
Buraya kadar ki ifadelerimden sonra kısaca tekrar etmek istiyorum. Temizlik işçileri kadroya alınmalı ve maaşları yükseltilmeli. Adaletin gereği bu olmalı.

Her fırsatta vurguladığımız gibi, adaletsadece mahkemelerde değil. Hayatımızın her aşamasında herkes için karşımıza çıkıyor.
“Taşeron işçilerine de adalet” diyerek.
Herkes için hukuk, herkes için adalet diliyorum. 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    e-gazete
    • DERİNCE EKSPRES | Derince ve Körfez'in Sesi - 19 Ekim 2017 Manşeti
    ARŞİV
    banner253